Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2015 Çarşamba

Türkçe Derslerinde Dijital Hikaye/Karikatür Hazırlayın



Derslerde tablet veya bilgisayar kullanımı her geçen gün artmakta. Özellikle öğrencilerin 21. yy becerilerinin geliştirilmesi noktasında teknolojinin derslerde kullanımı da önemli bir yer teşkil ediyor. Peki Türkçe ve Edebiyat derslerinde nasıl teknolojiyi kullanabiliriz? Türk Dili ve Edebiyatı dersini öğrencilere nasıl sevdirebiliriz ve daha eğlenceli bir hale getirebiliriz?

Sınıf içi veya dışı etkinlik olarak dijital hikaye hazırlama veya çizgi roman oluşturma güzel bir etkinlik olabilir. Bununla ilgili daha fazla bilgi için lütfen tıklayın

13 Haziran 2015 Cumartesi

Artırılmış Gerçeklik

Artırılmış Gerçeklik Nedir?


Artırılmış gerçeklik (Augmented Reality), gerçek dünyadaki çevrenin ve içindekilerin bilgisayar tarafından üretilen ses, görüntü, grafik ve GPS verileriyle zenginleştirilerek meydana getirilen canlı, doğrudan veya dolaylı fiziksel görünümüdür. Bu kavram kısaca gerçekliğin bilgisayar tarafından değiştirilmesi ve artırılmasıdır. Teknoloji kişinin gerçekliği zenginleştirme işlevi görür. Buna karşın sanal gerçeklikte ise gerçek dünya yerine tasarlanıp canlandırılmış bir dünya vardır.

Zenginleştirme gerçek zamanlı gerçekleşir ve çevredeki ögeler ile etkileşim içindedir. Gelişen zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisinin de yardımıyla kullanıcı etrafındaki bilgi ile etkileşime girebilir ve sözü geçen sayısal bilgi işlenme ve ayartmaya el verişlidir. Bulunulan çevreyle ilgili yapay bilgi ve ögeler gerçek dünyayla bağdaşabilir. Zenginleştirilmiş gerçeklik teriminin literatüre 1990 yılında Boeing üzerinde çalışan Thomas Caudell tarafından kazandırıldığına inanılır.

Artırılmış gerçeklik üzerine yazılan makaleler 


1. Eğitim Ortamlarında Artırılmış Gerçeklik Uygulamaları 

2. İphone ile Artırılmış Gerçeklik Uygulamalarının Eğitim Alanında Kullanılması

3. Fizik Öğretiminde Artırılmış Gerçeklik Ortamlarının Öğrenci Akadamik Başarısı Üzerine Etkisi: 11. Sınıf Manyetizma Konusu Örneği

4. Artırılmış Gerçeklik ile İnteraktif 3D Geometri Kitabı Yazılımın Tasarımı ve Geliştirilmesi: ARGE3D

5. Artırılmış Gerçeklik ile İnteraktif 3D Geometri Kitabı Yazılımın Tasarımı ve Geliştirilmesi: ARGE3D

12 Haziran 2015 Cuma

zSpace ile Eğitimde Yeni Bir Dönem Başlıyor


Gelecek Nesil Öğrenme'ye Bir Adım Daha Yaklaştık


Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, insanlar görsel şeyleri daha kolay anlayabilmekte. zSpace'de eğitimi görselleştirme konusunda yeni bir çığır açmaya hazırlanıyor. Bu sayede biyoloji, tarih, fizik gibi derslerin anlatılması kolaylaşırken, öğrencilerin başarısı daha arttacaktır.

Virtual reality – arttırılmış gerçeklik ve 3 D görüntüleme tekniklerini bir arada kullanan zspace ile bilgisayar ekranındaki nesnelerin içine girip 3 boyutlu olarak inceleme imkanına sahip oluyorsunuz.




9 Haziran 2015 Salı

Öğretmenlerin 3 En İyi Yardımcısı


Öğretmenlerin Hayatını Kolaylaştıracak İnternet Siteleri


Gelecek Nesil Öğrenme'ye giden bu yolda internet siteleri de önemli bir  rol oynamakta. Bu siteler sayesinde hem teknolojinin eğitime olan katkısı artıyor, hem de öğretmenlerin en iyi yardımcıları haline dönüşüyor. Yoğun öğretmenler için kullanışlı ve yararlı internet sitelerini listeleyelim dedik. Bazı siteler hem öğrencilere hem öğretmenlere hitap ederken, bazıları kurumlara da hitap ediyor.

1. iPracticeMath
İnternet tabanlı bu sitede, öğrencileriniz matematiği daha kolay bir şekilde öğrenecekler. İlköğretim için geliştirilen bu sitenin alıştırma, raporlama ve sertifika gibi özellikleri de mevcut.

2. ListenCurrent
Öğrencilerinizin İngilizcelerini hem evde hem de sınıfiçinde geliştirilebilecekleri bir site. Sitede pek çok konu hakkında podcastlar mevcut.

3. DropTask
Öğretmenler arasındaki dayanışmayı ve etkinlikleri organize edebileyeceğiniz güzel bir site. Kullanımı çok kolay ve görsel özellikleri ile de bu destekleniyor.

8 Haziran 2015 Pazartesi

Eğitim'de Giyilebilir Öğrenme Dönemi

Giyilebilir Teknolojinin Eğitime Yansımaları


Sentetik chiplerin deriye dövme gibi yerleştirilmesi, gözlüklerin dijital dünya ile haberleşmesi, akıllı saatlerin çıkması, saatlerin telefona dönüşmesi ve akıllı bilekliklerin hayatımıza entegre olmaya başladı. Gelecek Nesil Öğrenme'ye giden yolda Giyilebilir Teknoloji'nin eğitime etkileri nasıl olabilir. Bu konuyla ilgili İngilizce çok güzel makaleler bulunmakta olup Türkçe'de fazla bir kaynağa ulaşamıyorsunuz.

Pearson'ın Gelecek Nesil Öğrenme blogunda yer alan bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazının bir kısmını burada paylaşıyorum.

Öğrenmeyi giyebilir miyiz? 

Teknolojiyi giyebiliyor isek, neden olmasın? İnsanoğlu uzun süredir teknolojiyi üzerinde taşımak için çalışmalar yapmış ve bu yolda epey mesafe kat etmiştir. Hayatımızı kolaylaştıran, eğitim sürecinin de vazgeçilmez parçası olan teknolojileri artık giyebiliyor ve mobil olarak yanımızda taşıyabiliyoruz. Giyilebilir teknolojilerin hızlı yükselişiyle birlikte eğitim sadece sınıf ortamında değil her an her yerde olma yolunda ilerliyor.

Akıllı saatler, akıllı gözlükler, akıllı bileklikler, Bluetooth kulaklıklar, giyilebilir bilgisayar fareleri… Bu teknolojiler şuan çevremizde sınırlı sayıda da olsa sık gördüğümüz giyilebilir teknolojilerdir. Peki, gelecekte bu teknolojilerin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacağını söyleyebilir miyiz? Elbette… Giyilebilir teknolojiler ile donandığımızda, karşımızdaki kişiden veya bulunduğumuz ortamdan pek çok veri toplayabilir ve bu verileri kaydedebiliriz. Bu açıdan bakıldığında gelecek nesil öğrenme süreçleri ile iç içe olabileceğini söyleyebiliriz.

Öğrenen bireyler, hem ilgi çekici hem de kolaylık sağlayan bu teknolojiler ile neler yapabilir? 

Bilgiye ulaşmak… Giyebildiğimiz bu akıllı cihazlar ile bilgiye ulaşmamız çok daha kolay olacaktır. Bugün bile akıllı gözlükler ve akıllı saatler ile “arama” yaparak bilgiye istediğimiz yerden ulaşabiliyor ve kaydedebiliyoruz. Gelecekte, bu şekilde bilgiye ulaşabileceğimiz teknolojiler daha da gelişecek ve “büyük veri” teknolojileri ile birleşerek verileri rahatlıkla analiz edebileceğiz. Bu şekilde düşünüldüğünde öğrenen bireyler, öğrenme sürecinin merkezinde olduğu için ve bilgiye ulaşan kişi kendisi olduğundan kalıcı bir öğrenme sağlanabilir.

Giyilebilir teknolojileri “küçük bilgisayarlar” olarak da adlandırabiliriz. Üzerimizde taşıdığımız bu bilgisayarlarda yapabileceğimiz şeyler bugün sınırlı olsa da gelecekte yeni özellikler ile şekillenecek ve büyük bilgisayarlar ile yapabildiğimiz her şeyi bu küçük bilgisayarlar ile yapabileceğiz. Örneğin, şu an eğitim ve öğretim sürecinde kullandığımız web tabanlı ya da bilgisayar tabanlı programların mini sürümlerini üzerimizde taşıyabilecek, anlık olarak bu programlara istediğimiz yerden ulaşabileceğiz. Öğrenenler açısından büyük kolaylık olacak bu programlar ile öğrenmeyi de üzerimizde taşımış olacağız. Giyilebilir teknolojiler okul duvarlarını yıkabilir mi?

Yazının devamını okumak içn tıklayın

Gelecek Nesil Masa


Gelecek Nesil Öğrenme'ye giden yolda bir yenilik daha!

2 veya 3 kişilik masalardan tek kişilik ve çok fonksyonel bir masaya geçiş yapıyoruz. Bu masanın artısı olmakla beraber eksiside mevcut. Bir masayı iki veya üç kişi paylaşan öğrencilerin gelişimleri ile tek masada oturan öğrencilerin gelişimleri arasında büyük bir fark olacaktır. Gelecek Nesil Öğrenme'ye giden yolda okulunuzu teknolojik eğitim üstü yapmak ve farklılık katmak için deneyebilirsiniz. 21. yy becerilerini geliştirmek anlamında da öğrenciye ne kadar yardımcı olabilir, o da soru işareti diyebiliriz.  


23 Mayıs 2015 Cumartesi

2015'de 10 E-öğrenme Trendi



Teknolojik gelişimler diğer sektörlere nispeten eğitimde daha yavaş kendini gösteriyor. Fakat bilgi toplumuna geçişle beraber eğitimde çok ciddi değişimler kendini gösterecek. 

2015'de ise özellikle öne çıkan konular ise, Büyük Veri, Oyunsalaştırma, Kişiselleştirme, Mobil Eğitim ve diğerleri diyebiliriz. Bu başlıkları özetleyen ve Turkcell bloğunda yayınlanan yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Gelecek Nesil Öğrenme'ye giden yolda aşağıdaki başlıkları araştırmanızı özellikle tavsiye ediyorum.

1-) Big Data (Büyük Veri) : Artan online eğitim araçları ve eğitimlerde tutulan bilgilerin kullanılarak kişilere özel eğitimler tasarlanması, raporlamada kişilere özel gelişim alanlarını hedefleyebilmek için büyük veri kullanılmaya başlanacak.

2-) Gamification (Oyunlaştırma) : Online eğitimlere artan talep ve ilgi ile hızlı üretilen çözümler çok yaygınlaştı. Video özellikle bu çözümlerde çok öne çıktı. Ancak video içeriğin tekdüzeliği ve özellikle interaktivite anlamında kullanıcıyla etkileşime geçmeyişinden dolayı öğrenmeye dönüşümü sorgulanmaya başladı. Burada video içerik de olsa, yazılı bir içerik de olsa bunu oyun formatında vererek hatta ölçümleme tarafında da sorularla bu oyun mekaniklerini desteklemek çok başarılı sonuçlar verdi. 2015’te de oyunlaştırma eğitim konusunda birçok çözümün parçası olacak.

 3-) Personalization (Kişiselleştirme) : Eğitimi alacak kimselerin eğitimlerini kendi müfredatını oluşturarak öğrenme yollarını oluşturmalarına imkan veren çözümler hayatımıza girecek. Herkese aynı program eğitimlerin atanması ve tüketilmesi zamanla azalacak. Böylelikle ilgili kişiler kendi yetkinliklerini çok daha iyi ölçümleyerek öğrenmeye dönüştürebilecekler.

 4-) M-Learning (Mobil Eğitim) : Günümüzde tüm eğitim kitlesi her an öğrenmeye dönecek bilgiye erişimle mümkün olmakta ve genişlemekte. Mobil Teknolojilerde de GPS, Beacon ve QR Code gibi teknolojilerin avantajlarını kullanarak daha öğrenmeye dönebilen eğitimler tasarlanacak.

Devamını okumak için tıklayın

22 Mayıs 2015 Cuma

Övmekten Övmeye Fark Var


Övgünün çocuklar üzerindeki etkileri


Blog'da eğitim ve teknoloji üzerine yazılar paylaşmaya çalışsam da arada bu tarz çok önemli gördüğüm çalışmalara da yer vereceğimi belirtmek isterim.

Herkesin övülmeye ihtiyacı vardır. Fakat bu yazıda da göreceğiniz üzere bunun da bir yolu yöntemi var. Eğer övülen kişi çocuklarsa ve bilinçsiz bir şekilde övülüyorsa, çocuğun gelişmesinde farklı sonuçlara yol açabiliriz.

Dr. Carol Dweck 10 yıl boyunca New York'un 20 farklı okulundaki 500 öğrencide övgünün etkisini araştırmış. Araştırmacılar her sınıftan çocuklar seçip onlara herkesin kolayca yapabileceği birçeşit bulmacadan oluşan sözsüz bir zeka testi uygulamışlar ve sonunda aldıkları puanları belirtip onlara tek bir övgü cümlesi söylemişler. Bir kısım öğrenci zekalarından (bu konuda çok iyisin), bir kısım ise çabalarından (belli ki çok bulmaca çözmüşsün) dolayı övülmüşler. Ardından biri diğerine göre daha zor olan 2 test daha aynı çocuklara gösterilmiş. Çabalarından dolayı övgü alan öğrencilerin %90'ı daha zor olan bulmacaları seçerken, zekalarından ötürü övülenlerin büyük çoğunluğu kolay olanı seçmiş. Yani anlayacağınız "Akıllı" çocuklar işin kolayına kaçmış!

Neden? 
Dweck'e göre "Akıllı" çocuklar utanılacak duruma düşme riskine girmemişler. Ben de şunu eklemeliyim ki anne-baba, öğretmen ve arkadaşlarının gözündeki konumlarını korumayı seçmişler ve onların beklentilerini boşa çıkarmaktan korkmuşlar.

Okuyunca beni daha da endişeye sevkeden şey ise araştırmanın ikinci yarısı oldu. Daha sonra aynı öğrencilere seviyelerinin üzerinde iki test vermişler ve tabii ki hepsi başarısız olmuş. Çabalarından dolayı övülen çocuklar teste fazla konsantre olamadıklarını söylerlerken, "Akıllı" çocuklar başarısızlıklarını aslında o kadar da akıllı olmadıklarının kanıtı olarak görmüşler.

Araştırmanın son aşamasında ise 
Tüm çocuklara ilk aşamadaki kadar kolay bir test daha verilerek hepsinin başarılı olması sağlanmış. Sonuçlar karşılaştırıldığında çabalarından dolayı övülenler ilk başlangıçtaki puanlarından %30 fazla, zeki oldukları için övülenler ise ilk puanlarından %20 daha az almışlar. Bu sonuç araştırma yapanları bile şaşırtmış, yanlış övgünün bu kadar yüksek oranda ters etki yapacağını beklemiyorlarmış.

Yazının tamamını Aylin Sılığ'ın bloğundan okuyabilirsiniz. Okumak için tıklayın.

19 Mayıs 2015 Salı

OECD eğitim raporunda, Türkiye 41. sırada

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) en son geniş kapsamlı eğitim raporuna göre Türkiye 76 ülke arasında 41. sırada yerini aldı.


Eğitim araştırmasının sonucuna göre Asya ülkeleri ilk beşte yerlerini aldı. Bu ülker; Singapur, Hong Kong, Güney Kore, Japonya, Tayvan. Bu sıralamada İngiltere 20'inci, ABD ise 28'inci sırada yerlerini aldılar.

OECD yetkilileri, 76 ülkedeki sınav sonuçlarını temel alarak yapılan kıyaslamanın, eğitim ve ekonomik büyüme arasındaki bağlantıyı gösterdiğini söylüyor.

OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleischer "Bu araştırmayla ilk kez küresel düzeyde eğitim kalitesini ölçtük. Amacımız zengin ve yoksul ülkelere kendilerini dünyanın eğitim liderleriyle kıyaslama fırsatı vermek, zayıflıklarını ve güçlü yanlarını görmelerini sağlamak ve eğitimde kaliteyi arttırmanın uzun vadeli ekonomik yararlarını göstermekti" dedi. 

OECD’nin eğitim sıralaması şöyle:

  1. Singapur 
  2. Hong Kong 
  3. Güney Kore 
  4. Japonya (ortaklaşa) 
  5. Tayvan (ortaklaşa) 
  6. Finlandiya 
  7. Estonya 
  8. İsviçre 
  9. Hollanda 
  10. Kanada 
  11. Polonya 
  12. Vietnam 
  13. Almanya 
  14. Avustralya 
  15. İrlanda 
  16. Belçika 
  17. Yeni Zelanda 
  18. Slovenya 
  19. Avusturya 
  20. İngiltere 
  21. Çek Cumhuriyeti 
  22. Danimarka 
  23. Fransa 
  24. Letonya 
  25. Norveç 
  26. Lüksemburg 
  27. İspanya 
  28. ABD (ortaklaşa) 
  29. İtalya (ortaklaşa) 
  30. Portekiz 
  31. Litvanya 
  32. Macaristan 
  33. İzlanda 
  34. Rusya 
  35. İsveç 
  36. Hırvatistan 
  37. Slovakya 
  38. Ukrayna 
  39. İsrail 
  40. Yunanistan 
  41. Türkiye 
  42. Sırbistan 
  43. Bulgaristan 
  44. Romanya 
  45. BAE 
  46. Kıbrıs 
  47. Tayland 
  48. Şili 
  49. Kazakistan 
  50. Ermenistan 
  51. İran 
  52. Malezya 
  53. Kosta 
  54. Rika 
  55. Meksika 
  56. Uruguay 
  57. Karadağ 
  58. Bahreyh 
  59. Lübnan 
  60. Gürcistan 
  61. Brezilya 
  62. Ürdün 
  63. Arjantin 
  64. Arnavutluk 
  65. Tunus 
  66. Makedonya 
  67. Suudi Arabistan 
  68. Kolombiya 
  69. Katar 
  70. Endonezya 
  71. Botsvana 
  72. Peru 
  73. Umman 
  74. Fas 
  75. Honduras 
  76. Güney Afrika 
  77. Gana
Kaynak: BBC Türkiye

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Microsoft HoloLens'i Görücüye Çıkardı


Sınıflarda Gerçek Dijital Deneyimi Yaşatın! 


Microsoft, uzun zamandır üzerinde çalıştığı "HoloLens" görücüye çıkardı. Bununla beraber arttırılmış gerçeklik, giyilebilir cihazlara entegre edilmiş oldu. 

Peki HologLens tam olarak nedir? 
HoloLens, Windows işletim sistemiyle çalışan bir gözlük. Bu gözlük holografik bir yansıtıcı görevi üstlenmekte olup sesli iletişime geçiyor ve sesli komut alabiliyor. Parmağınızı gözlüğün önüne getirip mouse görevi gördürebilmeye de imkan sağlıyor. Microsoft’un ‘Windows 10 ile aynı zaman çerçevesinde sunulacağını’ belirttiği HoloLens, ‘kablosuz hologram bilgisayarı’ olarak tanıtıldı.

Gelecek Nesil Öğrenme'deki yeri 
HologLens, özellikle coğrafya, tarih, biyoloji gibi dersleri görselleştirmeye imkan sağlayarak, öğrencilerin daha kolay öğrenmesine yardımcı olmasının yanında, 21. yy becerilerini de geliştirecek gibi gözükmekte.

Daha fazla bilgi için tıklayın

15 Ağustos 2014 Cuma

Classroom Öğretmenlerin Kullanımına Açıldı!

Google'in öğretmenler için geliştirdiği eğitim yönetim sistemi kullanıma açıldı


Okul yıllarımızda hayalini kurduğumuz uzaktan online eğitim kavramı artık üniversite düzeyinde aktif olarak kullanılıyor. Uzaktan eğitim veren kurumlar bir şekilde öğrenci etkileşimini yapmak zorunda yani dersinizi internet üzerinden dinlemek, yorum yapmak, ödev teslim etmek vb.

Ancak örgün eğitimde halen eski modeller sürdürülüyor. Özellikle üniversitelerde bir kısım çalışmalar yapılsa da çoğunlukla en fazla gidilebilen nokta e-posta üzerinden ödev göndermekle sınırlı.

Google bugün açıkladığı ürünüyle bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılıyor. Google for Education platformunun bir ürünü olan Classroom, bugün platforma üye olan tüm öğretmenlere açılmış. Kırk iki dille birlikte Türkçe olarak da hizmet veren Classroom, öğretmenlere hazırladıkları dökümanları paylaşabilecekleri bir içerik yönetim sistemi, ödev ve proje atama ile notlama sistemi bulunuyor.





Haberin kaynağı: Webrazzi

10 Temmuz 2014 Perşembe

Oyun Derste de Devam Ediyor!


Teknolojinin gelişmesi ve taşınabilir olmasıyla beraber oyun oynarak öğrenmenin önemi daha da artmış durumda. Öyle bir noktaya geldik ki, Oyunsallaştırma yani Gamification 21. yy eğtiminin ihtiyaçlarından biri haline geldi. Oyunlar derslere entegre edilebilmesi için firmalar yarışmaya başladı. Bu firmalardan bir tanesi de Zondle.

Bu web platformu öğrenciler için oyun tabanlı öğrenme ortamları sunmaktadır. Aynı zamanda kişiselleştirilmiş öğrenme ortamı yaratarak onların gelişimini izlemeniz için de olanak sağlamaktadır.

Web 2.0 araçlarının artık klasikleşmiş basamakları ile ilerleyip, sınıflarınızı oluşturuyor, öğrencilerinizi bu sınıflara aktarabiliyorsunuz. Öğrencileriniz de sitenin onlara atadığı kullanıcı adı ve şifreleriyle giriş yapabiliyor, onlara verdiğimiz görevleri (oyunları oynayarak) yerine getiriyorlar.

Haberin kaynağından okumak için tıklayın

3 Temmuz 2014 Perşembe

Bu da Uruguay'ın Fatih Projesi



Ülkeler Eğitimde de Dijital Dönüşüme Hız Veriyorlar


Türkiye, Fatih projesi ile eğitim alanında dijital dönüşüme start vermişti. Bu önemliydi; çünkü devlet bizzat kendi eli ile dönüşüm istiyor ve buna yatırım yapıyordu. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden biri olan Uruguay'da Plan Ceibal projesi bu dönüşüme ne kadar önem verdiklerini gösterdiler.

Plan Ceibal projesinde devlet okullarında okuyan öğrencilere ücretsiz diz üstü bilgisayar dağıtımı hedeflendmekte. 450 bin diz üstü bilgisayarının dağıtılmasını planlanan projede ülke ekonomisinin etkilenmemesi için 100 dolarlık bilgisayarlar tercih edilmiş.

Uruguay deyip geçmeyin çünkü bazı noktalarda Türkiye'den daha iyi konumda! Mesela;

  • Türkiye’nin 179 ülke arasında 69’uncu sırada olduğu Ekonomik Özgürlükler Endeksi’nde 33’üncü sırada.
  • Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 174 ülkeli “Yolsuzluk Algısı Endeksi”nde Türkiye’nin 30 sıra önünde 24’üncü sırada.
  • Uruguaylıların kişi başı milli geliri geçen yıl 17 bin doların üzerinde.
  • Türkiye BM İnsani Gelişim Endeksi’nde 90., Uruguay 55. sırada.
  • Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Uruguay 178 ülke arasında 38’inci sırada bulunuyor. Türkiye ise 138

Okuma ve Yazmayı Twitter'dan Öğrenmek


Twitter'i Eğitim Alanında Kullanmak

Corinne Vanstraceele, Okul müdürüne göre çocuklar Twitter'daki etkileşimden dolayı öğrenme sürecine daha kolay adapte olabiliyorlar.

‘‘Bu işe ilgileri var çünkü yazdıkları şeylerin okunacağını biliyorlar. Ayrıca bugün, erkenden yazdıkları şeylere cevap ve tepki alma fırsatımız da var. Bu durum onların ilgisini çekiyor. Bu ilk amacımız sonraki hedef ise onlara harfleri öğretmek.’‘

Yazının devamını okumak için tıklayın

24 Haziran 2014 Salı

Yeni Nesil Mobil Öğrenme Aracı: Podcast



Podcast Öğrenme Aracı Olabilir Mi?


Yeni nesil veya gelecek nesil öğrenme araçları haliyle dijital ortamda şekilleniyor. İnternette gerçekleştirdiğim araştırmalarda podcast'ın eğitimde kullanabileneceğini sorgulayan bir makaleye denk geldim. Makalenin giriş paragrafını aşağıda bulabilirsiniz. Fikir vermesi açısından göz atmanızı kesinkle tavsiye ederim.


Podcasting, dijital medya dosyalarının mp3 çalar, iPod ve bilgisayar gibi cihazlarda kullanılmak üzere hazırlanarak, RSS (Really Simple Syndication) beslemeleri yoluyla internet üze- rinden dağıtılmasıdır. Mobil öğrenmenin güncel araçlardan biri olan Podcasting uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Bu araştırmada da; mobil öğrenmede Podcast kullanımıyla ilgili aka- demik çalışmalar incelenip, Podcast aracının mobil öğrenme alanındaki uygulamaları ele alınmış ve bu uygulamaların, zayıf ve güçlü yanları vurgulanmıştır.

Podcast'ın avantajları:

  • Kolay depolama ve taşınabilirlik, 
  • Faydalı fonksiyonlar, 
  • Her zaman kullanıma hazır olma, 
  • Farkında olmadan öğrenme,
  • İhtiyaç anında öğrenme,

"Yeni Nesil Mobil Öğrenme Aracı: Podcast" isimli makalenin devamını okumak için tıklayın

12 Haziran 2014 Perşembe

Artırılmış Gerçeklik Okul Uygulama Örnekleri

Artırılmış Gerçeklik ile Eğitimi Görselleştirin


Görselleştirme önemli çünkü yazıdan önce mağara duvarlarına veya toprağa resim çiziyorduk. Dolayısıyla beynimiz görsele daha yatkın. Sonra yazıyı icat ettik ama halen bir durumu, olayı veya yeni bir şeyi en rahat fotoğraf veya resim araçılığıyla rahat bir şekilde öğreniyoruz! Hadi ordan diyebilirsiniz fakat nörobilim uzmanları öyle düşünmüyor. Ve olayı 450 milyon öncesine kadar geri götürüyorlar. Bu konu çok derin olduğundan burada noktalıyor ve konumuza geri dönüyorum.

Twitter'da dolaşırken bu konuyla ilgili bir yazı gördüm. Biraz okudum ve videoyu izledim. Artırılmış gerçeklik uygulaması benim beklentimi tam olarak karşılamamış olsa da ilk başlangıç için ümit verici! Yazının girişini ve videosunu aşağıda bulabilirsiniz. Eğer artırılmış gerçeklik ilginizi çekerse, ücretsiz kullanabileceğiniz Zappar uygulamasını incelemenizi tavsiye ederim. 





Son yıllarda dünyada Augmented Reality(AR) fırtınası eserken eğitim sektörünün bundan etkilenmemesi beklenemezdi. Gerçek dünya ile sanal dünya arasında bağlantı sağlayarak “gerçek ” üzerine eş zamanlı olarak ses,video veya 3D gibi dijital içerik bindirip gerçeği gerçekten daha fazlası haline getirebilme olanağının biz eğitimciler ve öğretim teknologları için bulunmaz bir fırsat olduğunu düşünüyorum.

2 ay önce Brüksel’de European Schoolnet Future Clasroom LAB’ de Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelen 8 eğitimciyle SMART’ın “True Collaboration” mottosuyla duyurduğu SMARTamp’ın kullanımı için radikal pilot senaryolar yazmak amacıyla bir araya geldik.Öğrenme senaryolarını yazarken teknoloji trendleri olarak Augmented Reality ve 3D Printerların üzerinde durduk.

Yazının devamı için TIKLAYIN