Gelecekte Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelecekte Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2014 Perşembe

Arttırılmış Gerçeklik Nedir?



Geleneksel öğrenme yöntemleri ve ortamlarının, dijital bir çağda doğmuş ve büyümüş olan z kuşağının farklılaşan beklentilerine cevap vermede yetersiz kaldığı düşünülmektedir. Bu nedenle, eğitim kurumlarının öğretim programlarını yenilemeleri ve ileri teknolojilerle desteklemeleri zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmada, bir yandan z kuşağının dikkatini çekebilme potansiyeli taşıması, diğer yandan eğitimi desteklemek ve zenginleştirmek için etkili yöntem/ortam arayışına cevap vermesi açısından ön plana çıkan artırılmış gerçeklik teknolojisi ele alınmaktadır. Çalışmanın amacı, artırılmış gerçeklik teknolojisinin eğitim açısından potansiyelini ortaya koyarak eğitim teknolojisi uzmanları ve eğitimciler tarafından daha fazla tanınmasını ve kullanılmasını sağlamaktır. Çalışmada öncelikle artırılmış gerçeklik teknolojilerinin çalışma prensipleri açıklanmakta, ardından eğitimdeki uygulama alanları ve kazanımları sunulmakta, son olarak artırılmış gerçeklik uygulamalarının geliştirilebileceği yazılımlar listelenmektedir.

Makalede,

  • Arttırılmış Gerçeklik nedir?
  • Arttırılmış Gerçeklik nasıl çalışır?
  • Arttırılmış Gerçeklikliğin eğitimde uygulanan alanları nelerdir?
  • Arttırılmış Gerçeklik uygulamalarının sağladığı kazanımlar nelerdir?
sorularına cevap aranmıştır.


2014 yılında Eğitim Teknolojisi dergisinde yayınlanan "ÖĞRENME SÜRECİNDE Z KUŞAĞININ DİKKATİNİ ÇEKME: ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK"makalesini okumak için tıklayın!

Oyun Derste de Devam Ediyor!


Teknolojinin gelişmesi ve taşınabilir olmasıyla beraber oyun oynarak öğrenmenin önemi daha da artmış durumda. Öyle bir noktaya geldik ki, Oyunsallaştırma yani Gamification 21. yy eğtiminin ihtiyaçlarından biri haline geldi. Oyunlar derslere entegre edilebilmesi için firmalar yarışmaya başladı. Bu firmalardan bir tanesi de Zondle.

Bu web platformu öğrenciler için oyun tabanlı öğrenme ortamları sunmaktadır. Aynı zamanda kişiselleştirilmiş öğrenme ortamı yaratarak onların gelişimini izlemeniz için de olanak sağlamaktadır.

Web 2.0 araçlarının artık klasikleşmiş basamakları ile ilerleyip, sınıflarınızı oluşturuyor, öğrencilerinizi bu sınıflara aktarabiliyorsunuz. Öğrencileriniz de sitenin onlara atadığı kullanıcı adı ve şifreleriyle giriş yapabiliyor, onlara verdiğimiz görevleri (oyunları oynayarak) yerine getiriyorlar.

Haberin kaynağından okumak için tıklayın

23 Haziran 2014 Pazartesi

Yükseköğrenim kurumları çığ altında kalmasın!


Pearson Türkiye’nin davetlisi olarak Mardin’de düzenlenen ‘Pearson Gelecek Nesil Öğrenme’ adlı konferansa katılan dünyaca ünlü eğitmen Amar Kumar, dünyada ve Türkiye’de üniversitelerin karşı karşıya olduğu durum ve olası çözümlerine yönelik çarpıcı bilgiler verdi…


Dünyanın önde gelen eğitim şirketlerinden Pearson sunduğu eğitim çözümlerinin yanısıra Türkiye’de eğitimcilere yönelik düzenlediği konferanslarla da adından söz ettiriyor. Bunlardan biri de geçtiğimiz günlerde Mardin’de düzenlenen ‘Pearson Gelecek Nesil Öğrenme’ konferansı. Eğitim alanında dünyaca ünlü isimlerin konuşmacı olarak katıldığı ve yükseköğrenimin günümüzde içinde bulunduğu durum ile birlikte, gelecekte eğitim neye benzeyecek gibi konularının masaya yatırıldığı konferansta Amar Kumar da dünyada ve Türkiye’de yükseköğrenimin geleceği ile ilgili önemli bilgileri paylaştı.
“Çığ geliyor!”
Tüm dünyada yükseköğrenimin karşı karşıya olduğu sorunları hızla yaklaşmakta olan bir çığa benzeten Kumar’a göre bunun altında yatan altı trend var. Bunlar, 21. yüzyılda birden fazla disiplini içine alan eğitim ve öğrenim deneyiminin yenilikçi temposuna ayak uydurma,  ekonominin daha önce görülmemiş bir dönüşümle karşı karşıya olması, birçok ülkede, yükseköğrenim maliyetinin enflasyondan çarpıcı şekilde hızlı artması, üniversite dereceleri, internet aracılığıyla artık her an, her türlü bilgiye erişilebilir olması ve geleneksel olmayan rakiplerin ortaya çıkışı. Bunların hepsi birleşerek hızla adeta bir çığ gibi yükseköğrenimin üzerine geliyor.
Peki, yükseköğrenimin karşı karşıya olduğu bu durumla ilgili ne yapmak ve nasıl hareket etmek gerekir? Bu çığın doğuya doğru hareket ettiğini ve Türkiye dahil gelişmekte olan ekonomileri çok yakında vuracağını belirten Kumar, aslında doğru bir strateji ile bu trendleri lehimize çevirerek bu çığdan faydalanabileğimizi de söylüyor. 
Yükseköğrenimde ilk kural özgün olmak
Nedir bunlar? Öncelikle “Özgün olun” diyen Kumar, “Bunun için de öncelikle ne tür bir üniversite olmak istediğinizi, değer önermenizin ne olduğunu ve hangi demografik özellikteki öğrenciyi çekmek istediğinizi seçmeniz gerek” diyor… Ve Elit üniversite, Kitle üniversitesi, Niş üniversite, Yerel üniversite ve Ömür boyu öğrenim mekanizması olmak üzere beş potansiyel üniversite modelini ortaya koyuyor. 
Önerdiği ikinci strateji ise yenilikçi olmak ve kendi modelinizi geliştirmek. Çünkü sektörün yeniliğe, taze fikirlere ve üniversitenin de ayrışmakta olan çeşitli parçalarını alıp onları yeni ve ilginç şekillerde tekrar birleştirebilecek girişimcilere ihtiyacı var. 
Teknoloji kalıcıdır
Amar Kumar’ın yükseköğrenimin sağlıklı geleceğine dair önerdiği üçüncü strateji teknolojiden doğru bir şekilde yararlanmak. Son strateji ise öğreneni her şeyin merkezine koymak. Çünkü yükseköğrenim, öğrenenle ilgili olduğunun özellikle altını çizen Kumar, “Bu nedenle programınızın sonunda o öğrenenin hangi sonuçları elde etmesi gerektiği konusunda net olmak kritiktir.” diyor.
Türkiye, küresel bir merkez haline gelebilir
Türkiye’deki yükseköğrenim durumu ile ilgili de konuşan ünlü eğitmen, “Brezilya kendini çevrimiçi yükseköğrenimin en önüne yerleştiriyor ve yavaş yavaş bölgesel bir merkez hâline geliyor. Fakat Türkiye, kültürel çeşitliliği ve coğrafi konumu nedeniyle çok daha avantajlı. Bu nedenle de yükseköğrenim için bölgesel ve ardından küresel bir merkez hâline gelebileceğine inanıyorum. Yükseköğrenimleri için Türkiye’deki yenilikçi üniversitelere uygun seçenekler olarak güvenen Avrupalı ve Asyalı ortaöğrenim mezunları ve yetişkin öğrenenler görebiliyorum. Dünyadaki en iyi öğretim görevlilerinin bu aynı kurumlarla ilişkide olmak isteyeceklerini tasavvur ediyorum.” diyerek Türkiye’nin geleceğin yüksek öğrenim modelinde nasıl önce olabileceğinin altını çizdi.
Amar konuşmasını, “Çığdan sonra daha güçlü, daha iyi ve öğrenenlerinin hayatlarını iyileştirmeye çok daha hakim bir yükseköğrenim sektörü ortaya çıkacağını hayal ediyorum.” diyerek noktaladı.